Kurban Bayramı Dolayısıyla

(Partimiz İstanbul İl Merkezinde 17 Haziran 2024 tarihinde yapılan bayramlaşma buluşmasında Genel Başkanımız Lütfü Yılmaz’ın yaptığı “Kurban Bayramı Dolayısıyla” başlıklı konuşma ve metni.)


 
Genel Başkanımız Lütfü Yılmaz’ın İstanbul İl Merkezimizde 17 Haziran 2024 tarihli “Kurban Bayramı Dolayısıyla” başlıklı konuşma

”Bunu gör, buna tahammül et ve gerçeği anla. Kurban bir semboldür. Aslında her gün, senin için, nice varlık kurban olmaktadır. Ama sen bunun dışında değilsin. Öyleyse neye adandığını araştır ve bil… demektir kurban. Kurban; ölümden yapılmış, böylesine canlı bir konuşmadır.”

Böyle tarif etmişti kurucu Genel Başkanımız Sezai Karakoç (Rahmetle anıyoruz), Kurbanı ve Kurban Bayramının anlamını yıllar öncesinde.

Bir yönüyle Müslümanın  durum alışına katkı sağlayan bu yorum, diğer yönüyle de günümüz İslam toplumları için adeta metafizik donanımlı tarihi ve sosyolojik bir ders, bir keskin uyarı olarak bizi sarsıp silkeliyor.

İslam Dünyası; bütün fiziki varlığı, toprağı, doğal kaynakları, şehirleri, coğrafyası ile katliam, zulüm, talan ve esaret ile işgal edilirken İslam inancı ve hayatı da en sinsi, şeytani kültür ve düşünce zakkumları ile zehirleniyor.

Diriliş düşüncesi ve idealinin en temel hareket kaynağı; böylesine çok cepheli bir saldırıya ancak çok cepheli ve topluca bir mücadeleyle yani İslam Medeniyetinin yeniden dirilişi ile karşı koyabileceğimizdir.

Bütün İslam coğrafyasında, sırayla tek tek yıkım ve işgale maruz kalmış Kırım, Kafkasya, Balkanlar, Filistin, Keşmir, Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Türkistan ve Gazze başta olmak üzere birçok İslam diyarı ve topluluklarının adeta hep yalnız bırakılarak yaşadıkları, bize lisan-ı hâl ile Müslümanların aralarındaki bütün ihtilaf, düşünce ayrılığı ve  tarihi anlaşmazlıkları gündemden çıkarıp birlikte hareket edebilecekleri ittifak ve organizasyonlar oluşturmaktan başka bir kurtuluş yolu olmadığını gösteriyor.

Üstad Sezai Karakoç’un 32 yıl önce İslam devletleri yöneticilerine yaptığı birlik  çağrısı, partimizin internet sitesinde Arapça, Farsça ve İngilizce tercümeleri ile birlikte bir kez daha yayınlanmıştır. Bu çağrı, 32 yıl önce olduğu gibi bugün de üzerinde düşünülüp, tartışılıp hayata geçirilmeye değer en anlamlı belge olarak önümüzde duruyor. Üstelik hiçbir aldatıcı, oyalayıcı sahte çözüm yöntemi teklif etmeden.

Günümüzde İslam Devletlerinin bir şekilde dahil edildiği hatta zorla alıkonulduğu dış kaynaklı ittifak, örgüt ya da sözde stratejik  ortaklıklar, İslam Milleti ve ülkesinin gelecek zamanla ilgili varoluş endişesini ve güvenlik kaygısını hiçbir şekilde bertaraf etmeyecektir. Şartlar imkân verdiğinde her tür hasmane oluşumun; İslam Milleti aleyhine hiçbir taahhüt ve anlaşmaya sadık kalmayarak bir araya gelebildikleri, uzak/yakın tarihimizde ve günümüzdeki örnekleriyle sabittir.

Çağımızda  bütün Müslüman devletlerin ve toplumların; coğrafi, ekonomik, askeri imkanlarını birleştirip birlikte hareket etmelerinin, ne kadar zor görünse de lüzumlu değil, ELZEM olduğunu göstermek için, adeta bir KURBAN gibi, kanlarını, canlarını feda etmekten kaçmamıştır Bosna, Kafkasya, Türkistan ve Filistin başta olmak üzere işgal edilen coğrafyalardaki kardeşlerimiz.

”Bunu gör. Buna tahammül et ve gerçeği anla… Aslında her gün senin için nice varlık kurban olmaktadır, ama sen bunun dışında değilsin!.. Öyleyse neye adandığını araştır ve bil!..”

Hakikat mücadelesinde fedakâr atalarımızın ve cefakâr kardeşlerimizin bütün geride bıraktıkları bize emanettir. Bayramları, bayramımızdır. Kutlu olsun, dirilişimize vesile olsun…