SEÇİM İÇİN

İstanbul, 5 Mart 2019

     Ülkemiz yeni bir seçime giriyor. Hayırlı olsun.

Biz, parti olarak, seçime, girme şartları sebebiyle katılamıyoruz. Ancak, partimizden ayrılıp bağımsız olarak seçime girecek olan arkadaşımız Lütfü Yılmaz, İstanbul’dan, ve N. Ercan Tortop arkadaşımız Eskişehir’den, Büyükşehir Belediye başkanlıklarına aday olduklarından kendilerine halkımızın bu seçimde oy vermesini istiyor, umuyor ve bekliyoruz.

Seçim, yerel seçimdir düşüncesiyle oy vermek, kendi başına yeterli olmaz. Toplumla ilgili  olaylarda birbirine sımsıkı bağlılık vardır. Bugünü tarihten soyutlayamayız. Olayları sadece akıl ve mantık veya toplumun bugünü açısından değerlendiremeyiz. Olayları tarihî akışı içinde anlamlandırmalı ve hiçbir olayı tek başına düşünmemeliyiz.

Ülkemizin ve milletimizin geleceğini güven altına almak bütün hareketlerinizin temel amacı olmalıdır.

Geleceğimizin güvenliğini sağlama düşünülmeden yapılacak bütün işler risk altında olacaktır. Tarihten misalleri çoktur ve ibret vericidir.

Bir örnek: Osmanlı Devleti, son zamanında, ülkenin birçok yerini demiryolları ile donattı. O zor zamanlarda sıkıntılara katlanarak bu hizmetleri yaptı. Ancak devlet yıkılınca bu demiryollarının çoğu  elimizden çıktı, bir kısmı da yabancıların oldu.

Ülkemizi imar etmeliyiz. Şüphesiz bu bizim görevimizdir. Ancak geleceğimizi garantilemeden yapacağımız imarlar, Allah göstermesin, hele bir de bu hizmetlerin uluslararası şirketlere yaptırıldığı da göz önünde tutulursa acıklı bir sonuçla karşılaşabiliriz.

Demek ki, herşey, her çaba dönüp dolaşıp ülkenin geleceğinin sağlanmasına dayanıyor. O olmazsa, bütün emekler boşa gidebilir.

Bunun için, ülkenin geleceği her zaman birinci gündemdir. İsterse seçim yerel seçim olsun.

Bu seçimde de oy verirken geleceğimizin güvenliği açısından hareket etmeliyiz.

Ne yazık ki, muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partiler, daha çok, bugüne odaklanmışlardır. Tarihî olayları unutup, ulus devlet olmanın zaaflarını hesaba katmadan, sanki gelecek tam güven altındaymış gibi hareket ediyorlar. Oysa, çağımızda, ulus devletlerin güvenliği oldukça zayıflamıştır. Belli ve büyük bir güce ermemiş devletler, ülkeler tâbi olmaya mahkûm gibi görünüyor.

Bugün, ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği dışındaki devletler, her an istilâya, saldırıya, baskıya, ekonomik-siyasi ve hatta silâhlı müdahelelere mâruz kalabilir. Örnekleri ortadadır.

İslâm ülkeleri, altmış yıldır söylediğimiz üzere, birliklerini kurmadıkları için, bugün, bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Asıl “beka sorunu” budur.

Mısır, Pâkistan, İran, Suudi Arabistan ve benzerleri irili ufaklı İslâm ülkelerinin herbiri, bir batı ülkesi veya doğu ülkesi ile ilişki kurarak ayakta kalacağını sanıyor. Heyhat ki bu bir seraptır.

Ülkemiz de, ne yazık ki, bu durumun dışında değildir.

Onun için, diyoruz ki, bu seçimde muhalefetiyle iktidarıyla seçime giren partilere oy verirseniz, âdeta geçmişe, bir “son”a oy vermiş olacaksınız. Oysa geleceğe oy vermek istiyorsanız, “Diriliş”e oy vermeniz gerekir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Lütfü Yılmaz’a ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı N. Ercan Tortop’a oy verirseniz, bir “son”a değil, bir “başlangıc”a oy vermiş olacaksınız.

Yani geleceğe, dirilişe…

Selâmlar ve Başarılar.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

GENEL BAŞKANI

A. SEZAİ KARAKOÇ

image_pdf

Diriliş Çağrısı

image_pdf
İstanbul, 11 Temmuz 2008

  Milletim, uyan! Kendine dön! Aslını unutma! Geçmişini bil. İçinden, gerçek aydınlardan kurulu bir kadro çıkar. Çıkar ki, onlar, hem bugününü, hem yarınını kurtarsınlar. Geleceğini, ancak, bilinçli, idealist bir aydın nesil güven altına alır.

   Milletim! Büyük bir milletsin. Çok büyük bir ülken var. Onun bir çok parçasına el konulmuş. Öbür parçalarına da göz dikilmiş. Çok köklü bir tarihe sahipsin. Gerçek bir medeniyetin, Hakikat Medeniyeti’nin sahibisin. Onu yeniden ayağa kaldır. Diril ve Dirilt! İnsanlık seni bekliyor.

  Milletim! Doğu’ya, Batı’ya dur diyecek güç, sensin. Kendini bildiğin gün, kurtulacaksın. Ve bütün insanlığı kurtaracaksın. Yoksa, insanlık, büyük bir felâkete doğru gidiyor. Sınırsız hırs sahipleri dünyayı yakmaktan geri durmuyorlar.

   Milletim! Uyan, kendine gel! Yeni bir sayfa aç. Yeni bir çağ aç. Geçmişte birkaç kez çağ açmıştın. Yine açabilirsin. Yine açabilirsin. Yine açabilirsin.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

Genel Başkanı

A. Sezai KARAKOÇ

image_pdf

Partimiz Mensuplarına ve Büyük Milletimize

İstanbul, 02 Ocak 2019

Eskişehir İl Teşkilatımızın Yönetim Kurulu Üyesi, Partimizin Kurucu üyelerinden Mehmet Peker ile Yüksel Peker kardeşlerimizin değerli babaları, arkadaşımız Ali Osman Peker, 30.12.2018 tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

Milletimize ve memleketimize hizmet için bizimle birlikte gönülden ve bütün gücüyle, vazifesini yapmış olarak hatıralarımızda unutulmaz bir yer almıştır.

Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, partimiz üyelerine ve milletimize başsağlığı dileriz.

   

 

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

  GENEL BAŞKANI

  A. Sezai KARAKOÇ

image_pdf

KURBAN BAYRAMI KUTLAMASI

İstanbul, 13 Ağustos 2019

    Daha önce de her vesileyle dediğimiz gibi, Hâc, İslâm’ın temellerinden biri. Anlamı ve sonuçlarıyla başlı başına bir mesajıdır İslâm’ın her yıl bütün insanlığa.

   Allah’ın buyruklarını yerine getiren bilinçli mümin, imkânları elveriyorsa, ömründe en az bir defa belirlenmiş günlerde hac için Mekke’ye gidecek ve Allah’ın Evi olan Kâbe’yi ziyaret edecektir.

    Bu günlerde müminler, Allah rızası için kurban vazifelerini de yerine getireceklerdir.

    Mekke’de ve dünyanın her yerinde müslümanlar birbirlerini Kurban Bayramı dolayısıyla kutlayacaklardır.

    Geçmişi hatırlama, birbirini tanıma, yardımlaşma ve dayanışma, bu bayram vesilesiyle nail olduğumuz ilâhî lütuflardır.

    Asla unutmamamız gereken ise, memleketleri istilâya uğramış müslümanların yürek yakan durumlarıdır.

  Onların bağımsızlıklarına ve özgürlüklerine kavuşması için bütün müslümanların ellerinden geleni yapmaları boyunlarının borcudur.

   Müslümanların çağımızdaki dağınıklıkları ve sahipsizliklerinin giderilmesi için, İSLÂM MİLLETİ, İSLÂM ÜLKESİ, İSLÂM DEVLETİ ve İSLÂM MEDENİYETİ kavramlarının en geniş, en kapsamlı anlamlarıyla işler hale getirilerek, BÜYÜK İSLÂM BİRLİĞİ’nin kurulması ideali, ruhlarda diriltilmeli ve bu idealin gerçekleştirilmesi için de ne gerekiyorsa yapılmalıdır.

   İSLÂM dünyasının kurtuluşu bu atılımla mümkündür. Aksi, esaret ve köleliktir.

  İslâm Âlemi’nin başına gelen küçük ve büyük bütün felâketlerin temelinde, İslâm Milleti ve Ülkesi’nin her meselesini çözecek Büyük Devlet’ten mahrum olmamız gerçeğinin yatmakta olduğu görülmektedir. Bunun da kökünde, İslâm’ı eksik anlama bulunmaktadır.

  Atalarımız, baştan beri bu gerçeğin farkında ve bilincinde olarak Büyük Devlet kurmuş ve ne pahasına olursa olsun bunu 20. Milâdî yüzyıla kadar yaşatmışlardır.

  Yüz yıldır ondan mahrumuz. Ve bütün mahrumiyetlerimizin kaynağı da budur.

 Şunu iyice bilelim ki, zaten olan her felâket, dağılma, yıkılış ve çöküş, kendi diliyle, bunu söylüyor, İslâm, sadece bir inanış mensupluğu değil, bir hayat tarzı, bir medeniyet yaşantısı ve bir varoluş düşüncesi sahipliğidir.

  Bütün derinliği, genişliği, yüksekliği ve bütün boyutlarıyla İslâm’ı yaşamak için BÜYÜK DİRİLİŞ ATILIMI’nı gerçekleştirmek üzere elinden geleni yapmak, her müslümanın ölüm kalım borcudur.

   Tüm İSLÂM MİLLETİ VE ÜLKESİ’nin Kurban Bayramı’nı bu düşüncelerin ve duyguların ışığında kutlarken, hâc ve kurbanlarımızın kabulünü ve müslümanların her türlü âfet, felâket, zarar ve kayıptan korunmasını, Allah’tan, can ve gönülden ve içten dualarımızla dileriz.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

GENEL BAŞKANI

Sezai KARAKOÇ

image_pdf