Büyük Milletimize

İstanbul, 4 Haziran 2010

      Milletimizin başına sık sık gelen bin bir mûsibetten birini daha yoğun bir şekilde yaşadık. Bu, ne ilk ve maalesef ne de sondur. İslâm Dünyasında, yönetimleri ve aydınları kuşatan büyük, âdeta sınırsız olan gaflet devam ettiği sürece, başa gelen bu tür belâ ve felâketler azalmaz, artarak çoğalır ve daha tahripkâr olur ve daha çok zarar verir.

      Gönüllü insanların ve kuruluşların donatıp yönettiği yardım gemilerine yapılan bu saldırı, sadece, sözüm ona bir devletin kendi başına tertipleyip gerçekleştirdiği saldırısı değil, kendi aralarındaki Soğuk Savaş’ı sona erdirdikten sonra, düşman ilân ettikleri İslâm’a, Batı’nın açtığı TOPYEKÜN SAVAŞ’ın bir gecelik enstantanesi olma özelliğini taşımaktadır.

      Bu, bir zincirin bir halkasıdır. Ve sembolik anlamı itibarı ile önemlidir. Bir taraftan en son modern silâhlarla donanmış bir güç, öbür tarafta, gıda ve ilaç gibi zaruri ihtiyaç maddelerini muhtaç olanlara götüren silâhsız insanlar vardı. Merhamet yüklü bir medeniyete, düşmanlık ve silâh yüklü sözde medeniyet, ölüm kustu.

      Bu, görüldü ki, tesadüfi, öncesiz sonrasız bir olay değil, öteden beri devam eden MEDENİYETLER SAVAŞI’nın – ona “Çatışma” demek onu çok küçültmek olur. – bir anı, bir parçası ve ruhların bir aynası, bir gösterge işaretidir. Bir kere daha kafalara dank etmelidir ki, bir Medeniyetler İttifakı ya da Dinler Arası Diyalog yok, maalesef İslâm’ın doğuşundan bugüne kadar, Batı’nın ve Doğu’nun, kesilmeyen ve çağlar ve yüzyıllar boyu süren, tarihi alt üst eden, şehirleri ve medeniyeti yıkıma uğratan saldırısı vardır.

      Bu saldırı, Birinci Dünya Savaşında büyük İslâm Devleti olan Devletimiz Osmanlı Devletini yıkmış, İkinci Dünya Savaşından sonra da, bu kez, tüm İslâm ülkelerinin işgaline yönelmiştir.

      Afganistan’da, Irak’ta, Kafkasya’da, hatta Afrika’da ve tüm İslam ülkelerinde, açık ya da gizli, dolaylı ya da dolaysız bu istilâ ve saldırı, bu, İslâm’ı yok etme savaşının iz ve eserleri, tesir ve tahribi göz önündedir. Bu istilâ ve saldırının durması için Batı’dan medet umanlar daima hüsrana ve hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Batı ile uzlaşma imkânı olduğunu sanan bu kişiler, böylesi tavırlarla sonunda devletin batmasını önleyemeyen son dönem Osmanlı vezirlerinin durumuna düşeceklerdir.

      Tek çare ve çözüm, İslâm Dünyasının, uyanıp ya da uyandırılıp, en azından, Batı’nın Nato’su gibi bir Askerî Güç, Avrupa Birliği gibi bir Siyasi Birlik oluşturması ve böylece Doğu ile Batı arasında hür ve bağımsız yaşamaya kavuşmanın gereğini yerine getirmesidir.

      Kutlu Kitap, akıl, tarih, bilim ve tecrübe bunu emrediyor.

      Veyl ibret almayanlara !

      Bu saldırıda ölenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Milletimize baş sağlığı, yaralananların bir an önce şifaya kavuşmalarını diler, gerçek bir kurtuluşa ermek için, bir an önce, insanlarımızın sahte, şişmiş, sözde büyük partilerin değil, gerçek fikir ve ideal sahibi bir partinin etrafında bir sur gibi kenetlenmesini umut ettiğimizi belirtir, Milletimizin ışıklı ve muhteşem geleceği için can ve gönülden dualar ederiz.

      Milletim! Ruhundaki güçle, geçmişte kurduğun o büyük devletler gibi bir YÜCE DEVLET’i gün yüzüne çıkar. Çıkar ki dünya, yeniden barışa kavuşsun. İSLÂM BARIŞI BİR KEZ DAHA DÜNYAYA HÂKİM OLSUN VE İNSANLIĞI KURTARSIN.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

Genel Başkanı

A. Sezai KARAKOÇ

Partimiz Mensuplarına ve Büyük Milletimize

İstanbul, 12 Mart 2010

      Partimizin Kurucu üyelerinden, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu y. üyesi, öğretmen, eğitimci arkadaşımız Mehmet Bölükbaşı vefat etmiştir. Ömrü boyunca, idealimizin takipçisi ve Diriliş Hareketi’nin bilinçli mensubu olarak hizmette bulunmuş, gönüllerde silinmez bir yer tutmuştur.

      Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, partimiz üyelerine, eğitim camiasına ve milletimize başsağlığı dileriz.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

Genel Başkanı

A. Sezai KARAKOÇ

Partimiz Mensuplarına ve Büyük Milletimize

İstanbul, 13 Şubat 2010

      Partimizin Kurucu üyelerinden Merkez Karar ve Yönetim Kurulu asil üyesi yazar ve sanatçı arkadaşımız Hamit Can vefat etmiştir. Ömrü boyunca idealimizin takipçisi ve Diriliş Hareketinin bilinçli mensubu olarak hizmette bulunmuş, gönüllerde silinmez bir yer tutmuştur.

      Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine, partimiz üyelerine ve milletimize başsağlığı dileriz

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

Genel Başkanı

A. Sezai KARAKOÇ

1. Olağan Büyük Kongre ve Kesin Hesap Raporu

Ankara, 29 Ağustos 2009

   Partimizin 1. Olağan Büyük Kongresi münasebetiyle bir araya gelme mutluluğunu tattığımız şu anda yüce topluluğunuzu candan selamlıyor ve bize bu kutlu ülkeyi, insanlık içinde en sahih kimlik olan kimliğimizi ve toplumumuzu diğer toplumlardan ayıran tüm değerleri miras ve hediye bırakan büyüklerimizi rahmetle, sevgiyle, saygıyla anıyorum.

     Büyük Kongremizi yapıp ruhumuzu ve enerjimizi tazeleyerek yarınlara daha sağlıklı ve güvenli adımlarla başlamak için kuruluştan bugüne kadarki çalışmalarımızı gözden geçirmek ve onu hakkıyla değerlendirmek gerekir.

  1. KURULUŞ VE TEŞKİLATLANMA

     Yüce Diriliş Partisi, kökünü milletimizin tarih içindeki büyük varoluşundan alan DİRİLİŞ HAREKETİ ‘nin siyasî vaziyet alışını temsil eden kuruluşudur. Geçmişte de girişim olmuşsa da hepinizce malüm sebeplerle kesintiye uğramıştır. Sonra, yeniden ortam, siyasî alanda faaliyet için elverişli bir duruma gelince, Partimiz, YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ yepyeni bir şekilde doğmuştur. 16 Nisan 2007 yılında resmen kurulan partimiz, daha sonra organlarını oluşturmuş ve faaliyete başlamıştır.

       Genel Merkez Teşkilatının kuruluşundan sonra, 12 Mayıs 2007 tarihinde Eskişehir İl Teşkilatı, daha sonra da 18 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul İl Teşkilatı kurulmuştur. Kuruluşumuzdan kısa bir süre sonra ülkemizin bir erken seçim olayıyla karşı karşıya kalmış olması sebebiyle yeni kurulan partilerin ve bu arada partimizin teşkilatlanma süreci etkilenmiştir. Bir çok ilde yeni kuruluşlar için çalışan arkadaşlarımız varsa da henüz bu çabalar meyvesini vermemiş bulunmaktadır.

        Esasen halkımızın sosyolojik yapısının ikili parti sistemine yatkın olduğu bugüne kadarki seçimlerden anlaşıldığı gibi bu psikolojiyi sürekli yaşatmak için iktidar ve muhalefet partilerinin ortamı gergin tutmak ve bu sayede dikkatleri kendi üzerlerinde toplamak politikaları, her fikrin kendini siyası planda ifade etme ve örgütlenme imkanını büyük çapta zedelemiştir.

     Bu gerilim, aslında çok kez büyük risk getirmiş ve hatta kaç kez toplumumuzun yönetiminde derin yaralar açmıştır. Ancak, buna rağmen, söz konusu partiler bu huylarından vazgeçmemişlerdir. Bugün dahi, toplumumuzun en büyük problemlerinden biri olarak bu durum sürüp gitmektedir.

  1. PROGRAM, TÜZÜK, YÖNETMELİK, YÖNERGE VE GENELGELER

      Partimizin kuruluş ve teşkilatlanmasına paralel olarak gereken hukuki yapının oluşması için zaruri ve lüzumlu olan mevzuat çalışmaları yapılarak, bastırılmış, gereğinde bazı değişiklikler yapılarak, partimizin çalışması düzenlenmiş ve işler hale getirilmiştir. Şüphesiz bundan sonra da bu tür çalışmalara devam edilecektir.

       Mali yapı da tesis edildi. Gereken evrak basıldı. Üye kayıt, aidat ve bağış düzeni, masraf ve gelir sistemi yerine oturtuldu.

         Partimizin web sitesi kurularak sanal ortamda da varlığımız sağlandı.

  1. BİLDİRİLER, MESAJLAR

    Seçim sırasında ve bilhassa Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında yaşanan krizde Partimiz, yayınlanan bildiriler, mesajlar ve verilen beyanatlarla en ısrarlı tutum ve davranışın sahibi olmuş, cumhurbaşkanını halkın seçmesi gerektiğini savunmuş ve bu yolda bir kanun çıkarılmasında ve referandum yapılmasında bizce etkili olmuşsa da, ne yazık ki, iktidar bu millet kararının değerini anlayamamış, yine cumhurbaşkanını eskisi gibi Meclise seçtirmek yolunu tutmuştur. İlerde kriz için bir bahane tohumu olarak bu nokta toplumun şuur altında kalakaldı.

  1. KONUŞMALAR

     2007 Nisanından bu yana İstanbul İl Merkezi ‘nin salonunda her cumartesi gecesi, konuşarak, gerek salonumuzu dolduran dinleyicilerimize ve gerek canlı yayınla İnternet kanalıyla ulaştığımız tüm ülke aydınlarına gerek ülkemizin meseleleri hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunuldu. Bütün sorunlarımızın ana kaynakları ve köklü çözümleri hakkındaki düşünce ve görüşlerimiz, güncel veya sürekli olayların yorumu, uyarılarımız, gerek bizzat, gerek internet ortamında yurttaşlarımıza en geniş çapta ulaştırıldı. Yaz dolaysıyla ara verilen bu konuşmalar gerektiğinde yeniden başlatılacaktır.

        Dikkatli bir göz, başlattığımız bu düşünüş tarzının toplumda gelişerek nerelere kadar gittiğini gözlemleyebilir.

       Bu bir tohum ekimi gibidir. İlerde çok daha verimli bir hasadın kaynağı olacağı inancı ve umudu içindeyiz.

   Sadece topluma hitap etmekle yetinmedik, Partimizi ziyaret eden herkesle elimizden geldiğince meseleleri görüştük, görüş alışverişinde bulunduk.

  1. AFİŞLER, PANKARTLAR V.B.

Gerek özel günlerde asılan pankartlar v.b. için bütçemizin sınırları içinde faaliyet gösterilmiştir ve gösterilmektedir. Bugün için yeterli olmayan bu faaliyetler, ilerde imkanlarımız arttıkça kuşkusuz genişleme imkanı bulacaktır.

  1. BASIN VE MEDYAYLA İLİŞKİLER

    Zaman zaman televizyonlarda ve basında faaliyetlerimizle, beyanat ve bildirilerimiz ve konuşmalarımızIa ilgili, kimi zaman da şahsımızla ilgili haber ve yorumlar çıkmakta ise de, bunların tatminkar bir derecede olmadığı ortadadır. Basın ve tümüyle medya Partimizden çok şahsımı konu etmek itiyatındadır. Bu alışkanlığın değişmesini sabırla bekliyoruz. Biz, onların görmek istedikleri olmaktan çok, ne isek onun görülmesinden memnun oluruz. Bizde görmek istedikleri fonksiyondan çok, bizim üstlendiğimiz fonksiyonun ülke için daha yararlı bir sonuç getireceğine inancımız sarsılmaz bir inançtır.

  1. BÜYÜK KONGRELER

      Olağan 1. Büyük Kongremizi yapmak için karar aldık. Ve öncelikle İstanbul ve Eskişehir illerimizin kongrelerini 25 Temmuz 2009 tarihinde yapmış olduk. Şimdi de Büyük Kongremizi gerçekleştiriyoruz. Milletimize hayırlı olsun ve hayırlar getirsin. Gelecek, ne kadar tahmin ederseniz ediniz sonuç itibariyle meçhuldür. Biz hazır olalım. Geleceğin ne getireceğini bilemeyiz. Millet, istediği an, bizim hizmete koşmamız için her an hazır olmamız gerekir. Büyüyüp gelişmek için varlığı devam ettirmek, ayakta durmak birinci şarttır. Bilinsin ki, arkadaşlarımızın hepsi bu ulvi bilinç içinde dimdik ayaktadır.

  1. KESİN HESAP

    Kuruluşumuzdan bugüne geçen iki yıl dört ay içinde gelirlerimiz ve giderlerimiz bir kesin hesap cetvel i halinde şöyledir:

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ 1.OLAĞAN BÜYÜK KONGRE 
FAALİYET RAPORUNA SUNULACAK BiRLEŞTİRİLMİŞ KESİN HESAP   
(16.04.2009 – 29.08.2009)
2007 2008 2009 Genel Toplam
GELİRLER
Üye Giriş Aidatı 4.120,00 110,00 4.230,00
Üye Yıllık Aidatı 5.350,00 5.000,00 1.650,00 12.000,00
Bağış ve Yardımlar 36.490,00 32.985,00 22.383,00 91.858,00
TOPLAM KAYNAK 45.960,00 37.985,00 24.143,00 108.088,38
GİDERLER
Haberleşme Giderleri 758,74 2.885,52 2.740,00 6.384,36
Demirbaş Alımları 390,87 390,87
Kira Giderleri 18.364,10 26.600,00 18.000,00 62.964,10
Istma, Aydılatma, Su, Temizlik Giderleri 1.272,81 2.736,52 1.192,48 5.201,81
Vergi, Resmi Harç, Noter, Sigorta Giderleri 176,13 6.390,22 5.353,15 11.919,50
Satın Alınan Propaganda Malzemesi Giderleri 757,18 1.200,92 1.958,10
GİDERLER TOPLAMI 21.719,83 39.813,18 27.285,73 88.818,74
Mevcut Toplan Nakit 19.269,64
TOPLAM GİDERLER 108.088,38

      Teşkilatlanmamız arttıkça, gelirlerimiz artacaktır. O zaman daha fazla hizmet imkanı doğacaktır.

  1. SON SÖZ

    Faaliyet ve kesin hesap raporumuz burada sona eriyor. “Her güçlüğün ardından bir kolaylık gelir, mutlak her güçlüğün ardından bir kolaylık gelir.” İnancını taşıyoruz. Yine ilahı kelamda buyrulduğu gibi, biraz mal, biraz zahmetle sınanıyoruz. Eğer bu güçlüklere ve fedakarlıklara dayanabilmişsek, demek ki, bize bu şerefli yük yüklenmiş, bize buna tahammül gücü verilmiştir.

    Bugüne kadar Partimizde görev yapan bütün arkadaşlarımıza ve tüm mensuplarımıza, bizi destekleyen, bize yardımcı olan tüm kardeşlerimize teşekkür eder, yeni dönemde görev alanları ve partimizin tüm mensupları kardeşlerime başarılar dilerim. Esasta tüm görevler hepimizindir.

    Belki bu faaliyet raporu yaptıklarımızdan çok yapamadıklarımızı göstermektedir. İdealimiz, amacımız büyük milletimiz için büyük geleceğin inşasıdır. Bu da süre olarak uzun vadeyi gösteriyor. Bu dönemde belki ancak bir çuvaldız yol gitmişsek, bunu küçümsememek gerekir. Bu varoluştur. Bu, kimlik kazanmaktır. Geçmişte de dediğim gibi, bu, fiili bir manifesttir. Bu, bilinç ve zorunluluk duygusu içinde, milletimizin varolma, diriliş savaşında büyük ve onurlu yeri almaktır.

     Sağ olun. Hepinizi sevgi, saygıyla selamlıyorum. Hepinize ve kongremize başarılar diliyorum. İyilikler içinde olun.

YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ

     GENEL BAŞKANI

A. SEZAİ KARAKOÇ